Ana Sayfa · Telif Hakkı 09 Eylül 2010 16:00
Çukurca Köyü
Ana Sayfa
Köyümüz
Köyümüze Ulaşım
Muhtarlarımız
Dernek Başkanımız
Dernek Yönetimi
Dernek Kurucuları
Hesap Numaramız
Soyisim Temsilcileri

Haberler
İlçeden Haberler
Download
Linkler
Eski Anketler

Çukurca'dan Ağıt
Koçzade Çeşmesi
Uydu Görüntüsü

Arama
Telif Hakkı
İletişim

Çukurca Köyü Özel
Yıl 1938
ÇukurcaSms
ÇukurcaMail
Fotoğraflar


Sitedeki Kullanıcılar
Ziyaretçi: 2

Döviz Kurları ( TCMB )

Koçzade Çeşmesi


Köyümüzde bulunan Koçzade Çeşmesinin nasıl yapıldığına dair bir hikaye;

İçme suyu olmayan Çukurca köyü, ilçeden de bir yardım alamayınca muhtar Hasan Yıldırım (Kel Hasan) bu ihtiyacını görebilmek için Ankara’ya gider.

O zaman en önemli uğrak yeri olan Samanpazarı’nda gezerken Pazar köylü birinin tavsiyesi ile Vehbi Koç’dan yardım istemeye karar verir. Vehbi Koç’un kapısında iki gün beklemeden sonra yanına girmeyi becerip derdini anlatır. Vehbi Koç Kel Hasan’a ilgi gösterir. Gerekli malzemeyi aldırıp bir kamyon ile Kızılcahamam’a Acı Deresi’ne getirtir. (Bu arada ne kadar uzunlukta boru gerektiği urganla ölçülmüştür.) Malzemeler buradan hayvanlarla köye götürülür. Çalışmaları devam ederken, boru yetmez. Tam muhtarın evinin önünde bitmiştir. Köylü hemen “Muhtar boruyu kendi evinin önünden ölçtürdü.” Diye bir kulp bulur. Bunu içerleyen Kel Hasan koyununu satar ve o para ile Ankara’ya gidip tekrar Koç’un huzuruna çıkarak eksik boruyu tedarik ettirir ve köye döner.

Çalışmalar devam ederken, su yoluna bu sefer taşlık bir yer çıkar. Köylünün bu engeli kendi başlarına aşma güçleri yoktur. Çaresiz muhtar tekrar Ankara’nın yolunu tutar. Orada Koç şirketinde dinamiti nasıl kullanacağını bile gösterdikten sonra, kendisine verilen dinamitle geri döner ve su yolu tamamlanır. Gürül gürül akan su ile halk yorgunluğunu unutur.

(1938) Koçzade çeşmesinden bu gün hala su akmaktadır.

Koçzade Çeşmesi Fotoğrafları için tıklayınız.

Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklâle timsal olmuş bir milletiz. Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız. Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın. Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim. Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur. Benim naçiz vücudum nasıl olsa bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ebediyen yaşayacaktır. Dünyanın her tarafından öğretmenler insan topluluğunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır. Ekonomik kalkınma, Türkiye'nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin belkemiğidir. Biz dünya medeniyeti ailesi içinde bulunuyoruz. Medeniyetin bütün icaplarını tatbik edeceğiz. Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir. Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar. Türk Milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir. Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir. Bir dinin tabiî olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır. Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır. Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur. Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar. Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.

Atatürk Diyor ki;

Üye Girişi
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Üye Ol | Şifremi Unuttum!

Ziyaretçi Defteri
Defteri Oku
Deftere Yaz
Kullanım Şartları